İnsan zihni gün boyunca sürekli olarak düşünür, değerlendirir ve karar verir. Ancak her düşünce aynı şekilde oluşmaz. Bazı düşünceler gerçek bilgilere dayanırken bazıları geçmiş deneyimlerden, varsayımlardan veya anlık duygulardan etkilenebilir.
Bu nedenle sağlıklı düşünme alışkanlıkları geliştirmek, olayları daha dengeli değerlendirmek ve günlük yaşamda daha bilinçli kararlar verebilmek açısından önemlidir. Sağlıklı düşünmek, sürekli olumlu düşünmek veya hiçbir zaman olumsuz düşünmemek anlamına gelmez. Asıl amaç, düşünceleri fark etmek, sorgulamak ve gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirebilmektir.
Sağlıklı düşünme; bir olay karşısında ortaya çıkan düşünceleri körü körüne kabul etmek yerine onları gerçekler, deneyimler ve farklı bakış açıları üzerinden değerlendirebilmektir.
Örneğin bir işte başarısız olduğunuzda:
“Ben hiçbir şeyi başaramıyorum.”
şeklinde düşünmek yerine:
“Bu konuda istediğim sonucu alamadım. Nerede hata yaptığımı inceleyip farklı bir yöntem deneyebilirim.”
şeklinde düşünmek daha dengeli bir yaklaşım olabilir.
Buradaki amaç yaşanan olayı görmezden gelmek değil, onu tek bir olumsuz sonuç üzerinden genelleştirmemektir.
Zihin çoğu zaman olaylara hızlı anlam vermeye çalışır. Bu durum günlük yaşamı kolaylaştırsa da bazı düşüncelerin yeterince değerlendirilmeden doğru kabul edilmesine neden olabilir.
Örneğin bir arkadaşınız mesajınıza cevap vermediğinde:
“Bana kesin kızgın.”
diye düşünmek mümkündür.
Ancak bunun başka açıklamaları da olabilir. Meşgul olabilir, telefonu yanında olmayabilir veya mesajınızı henüz görmemiş olabilir.
Bu nedenle bir düşüncenin akla gelmesi, onun kesinlikle doğru olduğu anlamına gelmez.
Sağlıklı düşünme alışkanlıkları bir gecede oluşmaz. Düzenli farkındalık ve pratik gerektirir. Günlük yaşamda uygulanabilecek bazı basit yöntemler vardır.
Bir olay yaşandığında aklınıza gelen ilk yorum üzerinde kısa süre düşünün.
Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Bu yaklaşım, otomatik düşünceler ile gerçekler arasındaki farkı görmenize yardımcı olur.
Yaşanan olay ile olay hakkında yaptığımız yorum aynı şey değildir.
Örneğin:
Olay: Bir iş arkadaşınız toplantıda fikrinize katılmadı.
Yorum: “Bana saygı duymuyor.”
İkinci ifade olayın kendisi değil, olay hakkındaki yorumdur.
Bu ayrımı yapabilmek, düşünceleri daha objektif değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Tek bir olumsuz deneyim, bütün hayatı açıklamaz.
“Her zaman”, “asla”, “kimse”, “hiçbir zaman” gibi kesin ifadeler düşünceleri gereğinden fazla genelleştirebilir.
Bir konuda başarısız olmak, kişinin her konuda başarısız olduğu anlamına gelmez.
Hata yapmak insan yaşamının doğal bir parçasıdır. Bir hatadan sonra yalnızca kendimizi suçlamak yerine ne öğrenebileceğimizi düşünmek daha faydalı olabilir.
Şu sorular yardımcı olabilir:
Bu yaklaşım, hatayı yalnızca olumsuz bir deneyim olmaktan çıkarıp öğrenme sürecinin bir parçası haline getirebilir.
Duygular gerçek ve önemlidir. Ancak bir şeyi güçlü şekilde hissetmek, o düşüncenin mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez.
Örneğin korkuyor olmak, gerçekten tehlikede olduğunuz anlamına gelmeyebilir.
Bu nedenle yoğun bir duygu yaşadığınızda karar vermeden önce kısa bir süre durmak ve durumu yeniden değerlendirmek faydalı olabilir.
Bir konu hakkında yalnızca kendi düşüncemizi destekleyen bilgileri aramak, bakış açımızı daraltabilir.
Farklı insanların ne düşündüğünü dinlemek ve farklı kaynakları incelemek düşünce sistemimizi geliştirebilir.
Ancak farklı bir görüşü dinlemek, mutlaka o görüşü kabul etmek anlamına gelmez. Amaç alternatifleri görebilmektir.
Günümüzde sosyal medya ve internet sayesinde çok fazla bilgiyle karşılaşıyoruz. Ancak her bilgi güvenilir değildir.
Özellikle önemli konularda:
Bu alışkanlık, eleştirel düşünme becerisinin önemli bir parçasıdır.
Sağlıklı düşünmek yalnızca olumlu düşünmek değildir. Gerçekçi olmak da bunun önemli bir parçasıdır.
Örneğin:
“Kesinlikle başarısız olacağım.”
ile
“Kesinlikle başarılı olacağım.”
ifadelerinin ikisi de yeterli bilgi olmadan verilmiş kesin yargılar olabilir.
Daha dengeli düşünce ise:
“Başarılı olmak için bazı hazırlıklar yapmam gerekiyor ve sonucu garanti edemem.”
şeklinde olabilir.
Özellikle önemli kararları yoğun öfke, korku veya heyecan içindeyken vermek yerine mümkünse biraz zaman ayırmak faydalı olabilir.
Kısa bir düşünme süresi:
sağlayabilir.
Zihnimiz gün içinde çok sayıda düşünce üretir. Her düşüncenin üzerinde uzun uzun durmak gerekmez.
Aklımıza gelen bir düşünceyi fark etmek ile onu gerçek kabul etmek arasında önemli bir fark vardır.
Örneğin:
“Ya kötü bir şey olursa?”
şeklinde bir düşünce aklınıza gelebilir. Bu düşüncenin ortaya çıkması, gerçekten kötü bir şey olacağı anlamına gelmez.
Düşünceyi fark edip değerlendirmek, ona otomatik olarak inanmak yerine daha bilinçli bir yaklaşım geliştirmeye yardımcı olur.
Günün sonunda birkaç dakika ayırarak şu soruları kendinize sorabilirsiniz:
Bu tür kısa değerlendirmeler, zaman içinde kişinin kendi düşünce sistemini daha iyi tanımasına yardımcı olabilir.
Hayır. Sağlıklı düşünme alışkanlıkları sorunları tamamen ortadan kaldırmaz. Hayatta belirsizlikler, başarısızlıklar ve zor kararlar her zaman olabilir.
Buradaki amaç hiçbir zaman hata yapmamak veya sürekli olumlu hissetmek değildir. Amaç, karşılaşılan durumları daha dengeli değerlendirebilmek ve düşünceler ile gerçekler arasındaki farkı görebilmektir.
Yorumlar